Hoşgeldiniz, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun.
04 Eylül 2010, 20:44:31
Duyurular:
gonuldamlar siir gunlugu siir kitaplığı By Muzaffer ÇALIŞKAN

Sayfa: [1]   Aşağı git
Yazdır
Gönderen Konu: Adalet Bakanı şüphe üretmez, ayıptır!..  (Okunma Sayısı 25 defa)
muzaffer
Yönetici
Kıdemli Üye
*****
Mesaj Sayısı: 296


Üyelik Bilgileri
« : 03 Temmuz 2010, 07:31:15 »

Konuşmanın ana hatlarına baktığımda, gizli tanık ifadesi okuyorum zannettim.

Meğer değilmiş. Konuşan Adalet Bakanı Sadullah Ergin, konuştuğu zemin de Abant Platformu imiş...

Önce zemini tarif etmekte yarar var.

Google’da Abant Platformu ile ilgili değerlendirmeler arasında en anlaşılır olanı şuydu:

“Liberal ve eski solcu aydınları Fethullah Gülen cemaati ile yakınlaştırmak için kurulmuş ve başarılı da olmuş bir organizasyon...”

Başarı amaçla ilgili değişken bir sonuçtur.

Eğer insanların içine kurt düşürmek kurumlarda şüphe virüsü ile çürüme yaratmak amaçsa, Adalet Bakanı Ergin dün kendini başarıya ulaşmış hissedebilir.

Çünkü ortam “siyasi bir cemaat“i toplantı da ortak inanç zemininde gerçekleşen bir “ayin“i hatırlatıyordu.

Bakanı oradakilerin hepsi onaylamıştır.

Ama şükür ki Türkiye halâ açık bir toplum ve Adalet Bakanı Ergin’in kamuoyuna yansıyan görüşleri, kendisi bir yana, üyesi olduğu siyasi iktidarı da izan ve vicdan kantarına çıkaracaktır.

Gerçeğin tam tersi

Adalet Bakanı dün Abant’ta şunu dedi:

“Anayasa değişikliğinin en önemli amacı vesayet rejimini sona erdirmek demokrasimize vurulan zincirleri kırmak, cunta zihniyetini tarihin karanlık sayfalarına gömmek ve tam demokrasiyi tesis etmektir.”

Bakan Ergin HSYK’daki yeni yapılanmanın ise yargının bağımsızlığını güçlendirme hedefine yönelik olduğunu iddia etti.

Bağımsız otoriteler, gerçeğin tam aksi yönde olduğunu söylüyorlar.

Yani vesayet rejimi asıl Anayasa Mahkemesi ile HSYK’nın yapısını değiştiren hamle hedefine varırsa kökleşecektir.

Aynı şekilde cunta zihniyeti o zaman peçesiz gezmeye başlayacak, yargı da yürütme ve yasama organlarını tek başına kontrol eden partinin boyunduruğuna böylelikle girecektir.

Bir bildiği mi var?

Cemaat olmanın şartı itaattir. Bakan konuşmasına itiraz yöneltilmemesini doğru şeyler söylediğine yormamalıdır.

Özellikle de Cumhurbaşkanı Özal’ın ve Jandarma Genel Komutanı Eşref Bitlis’in ölümleri ile ilgili olarak beyan ettiği “şüphe”yi ortada bırakamaz.

Adalet Bakanı koltuğu, toplumda şüphe ve tedirginlik uyandırmak için kullanılacak makam değildir. Orası soru üretmekten ziyade cevap getiren bir yerdir.

İlk görevi de yargı kararlarına saygı göstermektir ki, her iki ölümle ilgili şüpheler takipsizlik kararları ile noktalanmıştır.

Bildiği bir şey varsa açıkça söylemelidir!

Yoksa iktidar yıkım taşeronlarına yeni işler mi hazırlıyor yine?

Bakan Ergin, siyaset ve yönetim anlayışını değiştirmediği takdirde tarihe kötü bir isim bırakacaktır.

Bilmelidir ki şüphe ve korku salmayı kolay yönetmenin çaresi olarak görmek ve uygulamak bir ayıpsa bu suça Adalet Bakanı olarak katılmak bin ayıptır.

Çünkü o koltuk siyasetçi değil devlet adamı talep ediyor!
 
Güngör Mengi
 
 

 

 

Kayıtlı
Sayfa: [1]   Yukarı git
Yazdır
 
Gitmek istediğiniz yer: